Hiç sebepsiz yere başınızın zonkladığını, midenizin düğüm düğüm olduğunu veya kalbinizin göğsünüzden fırlayacak gibi çarptığını hissettiniz mi? Bazen bu belirtiler o kadar gerçekçi ve korkutucu olur ki, insan kendi kendine “Bende bir sorun mu var?” diye sormadan edemez. İşte bu yazıda, binlerce kişinin oylarıyla belirlenen anksiyetenin en yaygın 10 fiziksel belirtisi üzerine konuşacağız.
Eski web sitemizde 5.000’den fazla oyla gerçekleştirdiğimiz bir anketin sonuçlarına dayanarak hazırladığımız bu liste, anksiyeteyle mücadele eden gerçek kişilerin deneyimlerinden süzülmüş bilgilerle dolu. Yani tek bir kişinin görüşü değil, kolektif bir deneyimin özeti. Listemize geçmeden önce önemli bir hatırlatma: Eğer bu belirtilerden herhangi birini yaşıyor ve endişeleniyorsanız, mutlaka doktorunuza görünmeyi ihmal etmeyin.
Anksiyetenin Yaygın Fiziksel Belirtileri: Baş Ağrısı, Baş Dönmesi ve Çeşitli Vücut Tepkileri
Baş Ağrıları (10. Sırada)
Listemizin onuncu sırasında baş ağrıları var. Gerginlik tipi baş ağrıları, şakaklarda baskı hissi, kafayı saran sıkı bir bant varmış gibi duygu veya yüzünüze vuran keskin ağrılar… Anksiyete yaşayan birçok kişi için bu durum tanıdık. Bazıları başının patlayacak gibi hissettiğini söylerken, diğerleri sürekli bir baskı hissinden bahseder. Bu anksiyete semptomları hayat kalitenizi düşürebilir.
Baş Dönmesi (9. Sırada)
Dokuzuncu sırada ise baş dönmesi geliyor. Bu his, çoğu zaman tam teşekküllü bir panik atak belirtisi olabilecek kadar korkutucu olabilir. Kendini sersemlemiş, dengesiz, bayılacak gibi hissetmek veya zeminin altınızda hareket ettiğini sanmak… Sanki bir teknede yürüyormuşsunuz gibi ayaklarınızın sizi taşıyamayacağını hissetmek, tüm bunlar anksiyete kaynaklı olabilir. Fazla veya az oksijen almak, stres ve yorgunluk bu tür baş dönmelerinin yaygın nedenleri arasında.
“Savaş ya da Kaç” Tepkisi ve Anksiyetenin Fiziksel Etkileri: Terleme, Jel Bacaklar ve Kas Gerginliği
Bacaklarda Jel Hissi / Güçsüzlük (8. Sırada)
Sekizinci sırada “jel bacaklar” veya bacaklarda güçsüzlük hissi var. Anksiyete durumunda zihin ve vücut, algılanan bir tehditle savaşmaya ya da ondan kaçmaya hazırlanır. Kan, kaslarınıza ve organlarınıza hücum eder. Bu yoğun kan akışı, bacaklarınızda aniden ağrı veya güçsüzlük hissine neden olabilir. Aslında bacak kaslarınız sadece tepki veriyor, kaçmaya ya da olduğu yere yığılmaya hazır hale geliyor. Böyle bir durumda oturup geçmesini beklemek yerine, bacaklarınızı kullanmaya devam etmek, salgılanan fazla adrenalini tüketmek için en doğru tepkidir. Bu hisler, anksiyetenin fiziksel belirtileri arasında oldukça yaygındır.
Çarpıntı (7. Sırada)
Anketimizde yedinci sırada çıkan yaygın belirti ise çarpıntı. Kalp atışlarının aniden daha belirgin hale gelmesi, kalbinizin tekliyormuş, titriyormuş veya düzensiz atıyormuş gibi hissetmesi… Genellikle sadece birkaç saniye veya dakika sürer ve bu hisleri bazen boğazınızda veya boynunuzda da hissedebilirsiniz. Çarpıntı alarm verici görünse de, çoğu durumda zararsızdır ve kalbinizde bir sorun olduğuna işaret etmez.
Terleme (6. Sırada)
Listemizin altıncı sırasında terleme var. Anksiyete, vücudun terlemeyi artıran doğal bir stres tepkisini tetikler. Bu, vücudun algılanan bir tehlikeye karşı hazırlanmasının bir parçasıdır; “savaş ya da kaç” tepkisi dediğimiz şey. Terleme zararlı değildir, aslında vücudun toksinleri atmasına yardımcı olur.
Kas Gerginliği ve Ağrıları (5. Sırada)
Beşinci sırada kas gerginliği ve ağrıları yer alıyor. Kas ağrısı, kas gerginliği, sıkı kaslar ve tutulmalar anksiyetenin yaygın belirtileri arasında. Vücudun stres seviyesi yüksek kaldığı sürece, bir veya birden fazla kas grubu gergin kalabilir ve anksiyete kaynaklı kas gerginliği semptomlarına neden olabilir. Sıcak bir duş almak, masaj yaptırmak, yoga veya germe egzersizleri yapmak bu gerginliği hafifletebilir.
Nefes Darlığı ve Sindirim Sorunları: Anksiyetenin Zihin-Bağırsak Bağlantısı Üzerinden Etkileri
Nefes Darlığı (4. Sırada)
Dördüncü sırada nefes darlığı var. Anksiyeteyle ilişkili solunum sorunları genellikle hiperventilasyon yani aşırı solunum sonucudur. Vücudunuz çok fazla oksijen alıp çok fazla karbondioksit atarken, nefes darlığı yaşayabilirsiniz. Nefesinizi kontrol etmekte zorlanmak, nefes almak için kendinizi zorlamak zorunda hissetmek veya sebepsiz yere nefessiz kalmak ve esneme ihtiyacı hissetmek anksiyetenin yaygın bir belirtisidir. Nefes darlığı anksiyeteyle ilişkiliyse, nefesiniz normale döndüğünde bu his de geçer. Rahatlatıcı bir yürüyüş yapmak veya nefes egzersizleri uygulamak, nefes alımınızı düzenlemeye yardımcı olabilir.
Sindirim Sorunları (3. Sırada)
Üçüncü sırada sindirim sorunları yer alıyor. Zihin ve bağırsak güçlü bir bağlantıya sahiptir; her ikisi de aynı hormonlar ve nörotransmiterlerden etkilenir ve strese karşı son derece hassastırlar. İşte bu yüzden anksiyete yaşadığınızda mide sorunları inanılmaz derecede yaygındır. İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) olarak bilinen, karın ağrısı, kramp, şişkinlik, gaz, kabızlık ve/veya ishal ile karakterize bir durum aslında sindirim sistemindeki bir anksiyeteden farksız olabilir. Anksiyete ayrıca adrenalin salgılanmasına neden olur ve adrenalin, vücudun besinleri, özellikle de glikozu işleme şeklini değiştirir. Bu da genel sindirim ve mide rahatlığınızı etkileyebilir. Nefes egzersizleri, diyetiniz ve düzenli egzersiz, anksiyete ile ilişkili sindirim sorunlarını hafifletmek için başvurabileceğiniz anahtar noktalardır.
Kalp Atış Hızının Artması (Taşikardi) ve Korkutucu Ama Zararsız Anksiyete Belirtileri
Kalp Atış Hızında Artış (Taşikardi) (2. Sırada)
Anksiyetenin ikinci en yaygın fiziksel belirtisi, kalp atış hızında artış, yani taşikardidir. Sağlıklı bir yetişkinde dakikada 100 atımın üzerinde kalp atış hızı olarak tanımlanır. Kalp atış hızınızdaki artış genellikle büyük bir korkuya neden olur, çünkü rastgele meydana geldiğinde kalbinizde bir sorun olduğunu düşündürür. Anksiyete yaşayan kişilerin kalplerinin genel olarak iyi olduğunu bilmelerine rağmen, bu artan kalp atış hızını deneyimlediklerinde kalp krizi geçirdiklerini veya geçirmek üzere olduklarını hissetmeleri hiç de alışılmadık bir durum değildir. Vücudunuz adrenalinle dolduğunda veya hiperventilasyon yaşadığınızda, kalp atış hızınız vücudunuz normale dönene kadar yavaşlamaz. Kalbiniz hızlı atıyor çünkü buna ihtiyacı var. Kalbiniz yavaşlarsa, ihtiyaç duyan bölgelere yeterli kan ulaşamaz. Bu nedenle, taşikardi, sabırla atlatılması gereken bir anksiyete semptomudur. Yapabileceğiniz en iyi şey, anksiyetenizi kontrol etmeyi öğrenmek ve kontrolden çıkmasını engellemektir. Sakin kalmanıza yardımcı olabilecek bazı rahatlama stratejileri ve nefes teknikleri deneyin.
Yorgunluk ve Bitkinlik: Anksiyetenin Tükenmişlik Döngüsü
Yorgunluk ve Bitkinlik (1. Sırada)
Ve listemizin en başında, anksiyetenin en yaygın fiziksel belirtisi olarak yorgunluk ve bitkinlik yer alıyor. Anksiyete doğası gereği yorucudur. Hem düşük hem de yüksek seviyelerde yorgunluğa neden olabilir ve sizi fiziksel ve zihinsel olarak bitkin düşürebilir. Bazı insanlar gün boyunca sürekli yorgun hissederken, bazıları panik veya anksiyete atağı sonrası tükenmişlik yaşar. Hatta bazıları, günü atlatabilmek için gün içinde uyuklama ihtiyacı hisseder.
Yetersiz uyku, kötü beslenme, panik atağı sonrası çöküş ve hatta depresyon gibi birçok faktör yorgunluğa neden olabilir. Anksiyete ve yorgunluk kısır bir döngü oluşturur: Anksiyete, fiziksel ve duygusal belirtileri vücudunuzu tükettiği için yorgunluğa neden olur. Vücudunuz yüksek alarmdayken ve tehditlerle baş etmeye hazır olduğunda enerjisini tüketir. Anksiyete aynı zamanda sizi zihinsel olarak da yorar çünkü korku ve endişeye odaklanmak çok yıpratıcıdır. Bu zihinsel durum, uykuya dalmanızı da engelleyebilir ve uykusuzluk, anksiyetenin yaygın bir yan etkisidir. Uykusuz geceler sizi daha da yorgun hissettirir. Yorgunluk, stresli durumlarla başa çıkmayı zorlaştırır, böylece sorun büyür ve zor durumları etkili bir şekilde çözememenize yol açar.
Unutmayın, bu listede yer almayan belirtiler yaşıyorsanız endişelenmeyin. Bu, onların daha az önemli veya daha az zorlayıcı olduğu anlamına gelmez. Bu listeyi oturup düşünsek belki de en yaygın 100 belirtiye kadar uzatabiliriz. Önemli olan, vücudunuzun size ne anlatmaya çalıştığını anlamak ve gerektiğinde yardım almaktan çekinmemektir.
—
Sıkça Sorulan Sorular
Anksiyete kaynaklı fiziksel belirtiler tehlikeli midir?
Anksiyete kaynaklı fiziksel belirtiler, özellikle kalp çarpıntısı veya nefes darlığı gibi durumlar oldukça korkutucu olabilir. Ancak çoğu durumda, bu belirtiler vücudun strese verdiği doğal tepkilerdir ve kalıcı bir zarara yol açmazlar. Yine de, endişe duyduğunuz her belirti için bir doktora danışmak önemlidir.
Bu fiziksel belirtilere ne sebep olur?
Bu belirtiler genellikle vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinin bir parçasıdır. Beyin bir tehdit algıladığında (gerçek veya hayali), adrenalin gibi stres hormonları salgılar. Bu da kalp atış hızının artması, kasların gerilmesi, terleme ve sindirimde değişiklikler gibi bir dizi fiziksel tepkiye yol açar.
Anksiyetenin fiziksel belirtilerini hafifletmek için ne yapabilirim?
Stres yönetimi teknikleri, nefes egzersizleri, yoga veya germe gibi hafif fiziksel aktiviteler, dengeli beslenme ve yeterli uyku gibi yöntemler bu belirtileri yönetmede yardımcı olabilir. Özellikle nefes teknikleri, hiperventilasyonu kontrol altına alarak nefes darlığını ve kalp atış hızını dengelemeye yardımcı olabilir. Ancak belirtileriniz şiddetliyse veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa profesyonel destek almak en doğru yaklaşımdır.