Hayatımızın en önemli kararlarından biri, şüphesiz ki kariyer planlaması ve doğru mesleği seçmek. Peki, bu kararı verirken kendi yeteneklerimizi, zeka seviyemizi ve kişilik özelliklerimizi ne kadar göz önünde bulunduruyoruz? Doğru mesleki eşleşmeyi bulmak, kişisel mutluluğumuz ve başarımız için sandığımızdan çok daha kritik. Çünkü zeka ve kariyer arasında düşündüğümüzden daha derin bir ilişki var.
Eğer bir işe girip o iş için yeterince zeki değilseniz, inanın bana, o zamanlar tam bir eziyet olabilir. Hem sizin için hem de etrafınızdaki insanlar için. Çünkü o pozisyonun gerektirdiklerini yerine getiremezsiniz. Bu durum sadece zekayla da sınırlı değil; stres toleransınızdan vicdanlılığınıza kadar pek çok özelliğiniz, doğru iş seçimi yapmanızda kilit rol oynar.
Zeka ve Kişilik Özellikleriniz: Doğru Eşleşmeyi Bulmak
Her birimizin zeka ve kişilik yapısında en az bir belirgin zayıflık bulunur. Bu zayıflığın ölümcül bir hata haline gelmemesi için kendinizi yanlış bir pozisyona yerleştirmemeye dikkat etmelisiniz. Örneğin, vicdanlılık seviyeniz çok yüksek değilse, haftada 70 saat çalışmayı gerektiren bir işte mutlu olmanız pek olası değildir. Böyle bir yapıya sahip değilseniz, daha çok boş zamanınızın olduğu bir işte olmak istemeniz gayet doğaldır. Herkesin yapısı farklıdır, kimimiz boş oturmaktan keyif alırken, kimimiz sürekli bir şeyler yapmak ister. Önemli olan, kendi doğamıza uygun olanı bulmak.
Bir işte başarı ve refah şansınızı en üst düzeye çıkarmak istiyorsanız, zekanızın sizi üst çeyreğe yerleştireceği bir meslek alanı bulmanız gerekir. Tıpkı küçük bir gölde büyük bir balık olmak gibi. Bu, kendinizi güvende ve yetkin hissedeceğiniz bir alandır.
Doğru Alanı Bulmak: Ne Çok Fazla Ne Çok Az
Odanın en aptal kişisi olmak istemezsiniz, değil mi? Bu gerçekten zor bir durumdur. Ama aynı zamanda odanın en zeki kişisi olmak da istemezsiniz. Çünkü muhtemelen bu, farklı bir odada olmanız gerektiği anlamına gelir. Yani, bir şeyi tamamen ustalaştıysanız ve zirveye çıktıysanız, biraz daha zorlanacağınız, tırmanacak bir yerinizin olduğu bir alana geçme zamanı gelmiş demektir. Bu denge, sürekli gelişim için önemlidir.
IQ Seviyeleri ve Mesleklerin Karmaşıklığı
Kariyer hiyerarşisinde yukarı çıktıkça, zihinsel talep de artar. Farklı IQ ve meslekler arasında güçlü bir korelasyon vardır. İşte size ortalama IQ seviyelerine göre bazı meslek grupları:
* 116-130 IQ (Yüzde 85 ve üzeri): Avukat, araştırma analisti, editör, reklam müdürü, kimyager, mühendis, yönetici.
* 110-115 IQ (Yüzde 73-85 arası): Metin yazarı, muhasebeci, yönetici, satış müdürü, satın alma uzmanı, hemşire.
* 103-108 IQ (Yüzde 60-70 arası): Mağaza müdürü, muhasebe görevlisi, kredi memuru, laboratuvar teknisyeni, bilgisayar operatörü, müşteri hizmetleri temsilcisi.
* 100 IQ (Ortalama): Sevkiyat görevlisi, polis memuru, resepsiyonist, kasiyer, veri giriş elemanı.
* 95-98 IQ: Makinist, kalite kontrolcü, güvenlik görevlisi, bakımcı, kaynakçı, tamirci.
* 87-93 IQ: Kurye, fabrika işçisi, montajcı, depo elemanı, temizlik görevlisi.
Hiyerarşide aşağı indikçe işlerin daha basit, daha tekrarlayıcı hale geldiğini görürüz. Çünkü IQ, bir şeyi ne kadar hızlı öğrenebileceğinizi bir dereceye kadar tahmin eder, ancak öğrendikten sonra ne kadar iyi yapacağınızı her zaman tahmin etmez.
Zirvedeki Roller İçin Gerekenler: Zeka, Vicdanlılık ve Stres Toleransı
Karmaşık ve üst düzey işlerin çoğu, sadece çok yüksek zeka değil, aynı zamanda inanılmaz düzeyde vicdanlılık ve oldukça yüksek stres toleransı gerektirir. Kariyerin yüksek seviyelerinde, keskin dalgalanmalar yaşanabilir ve çok kısa zaman dilimlerinde oldukça karmaşık kararlar vermeniz gerekebilir. Stresle başa çıkamamak, sizi bu yarışın dışında bırakabilir. Bu nedenle, gerçekten üst düzey bir pozisyonda başarılı olmak için IQ ve meslekler arasındaki bu dengeyi iyi kurmak zorundayız.
Geleceğin İş Piyasası ve Giderek Artan Bilişsel Talep
Peki, ya IQ’su 87’nin altında olanlar? Ne yazık ki, bu durum ciddi bir toplumsal sorun ve henüz yeterince ele alınmadı. IQ’su 85’in altında olanlar için iş fırsatları giderek azalıyor. Bu, nüfusun yaklaşık yüzde 15’ini oluşturan önemli bir kesim.
Teknolojinin ilerlemesiyle, yüksek IQ’lu teknoloji uzmanları dünyayı ele geçirdikçe, bilişsel güce olan talep azalmak yerine artıyor. Otomasyon ve yapay zeka, bir zamanlar “basit” kabul edilen birçok işi bile dönüştürüyor. Örneğin, bir kasiyer olsanız bile, self-servis ödeme makineleri düşündüğünüzden daha karmaşık olabilir. Hatta McDonald’s çalışanlarının yaptığı iş bile robotlar için hala çok karmaşık.
ABD Ordusu’nun bile IQ’su 83’ün altında olanları göreve almamasının bir nedeni var: mutlak gereklilik. Eğer orduda bile bu IQ seviyesinin altında birinin yapabileceği bir iş yoksa, genel nüfus içinde nasıl iş bulacaklar? Bu, muhafazakarların “daha çok çalışmalılar” ya da liberallerin “insanlar arasında fark yok” dediği basit bir sorun değil. Her iki taraf da bu sorunu görmezden geldiği sürece, toplumlarımızda yapısal bir sorunla karşı karşıya kalacağız. Çünkü her şeyi o kadar hızlı karmaşıklaştırıyoruz ki, giderek daha zeki olmadıkça iş bulmak zorlaşıyor.
Avukatlık gibi mesleklerde bile bu değişim yaşanıyor. Artık birçok şeyi internet üzerinden kendiniz halledebiliyorsunuz, tabii yeterince zekiyseniz. Son 30 yılda otomasyonla işçi sınıfı büyük ölçüde etkilendi, şimdi sıra düşük vasıflı beyaz yakalılarda. Yaratıcı, hızlı düşünen ve süper zeki insanlar için hala bolca pozisyon olacak. Hatta tüm paraya onlar sahip olacak. Bu nedenle, kendi kariyer planlamasını yaparken, yeteneklerimizi doğru değerlendirmek her zamankinden daha önemli.
—
Sıkça Sorulan Sorular
Kendi zeka seviyemi ve kişilik özelliklerimi nasıl objektif olarak belirleyebilirim?
Zeka seviyenizi anlamak için standartize edilmiş IQ testleri veya bilişsel yetenek testleri uygulayabilirsiniz. Kişilik özellikleriniz içinse, Big Five (Büyük Beşli) kişilik envanterleri gibi psikometrik değerlendirmeler size yol gösterebilir. Bu tür testler genellikle kariyer danışmanlığı merkezleri veya psikologlar tarafından sunulur.
Düşük IQ’lu bireyler için gelecekteki istihdam fırsatlarını artırmaya yönelik çözümler neler olabilir?
Bu, toplumsal bir sorundur ve çeşitli yaklaşımlar gerektirir. Örneğin, belirli ve tekrarlayıcı görevler için özel eğitim programları geliştirilebilir. Ayrıca, otomatikleşmeye karşı dirençli, insan etkileşiminin kritik olduğu (örneğin yaşlı bakımı, çocuk gelişimi gibi) alanlara yönelik istihdam teşvikleri ve eğitimler önem kazanabilir. Toplumun bu kesimine yönelik sosyal hizmet ve destek ağlarının güçlendirilmesi de büyük önem taşır.
IQ’muz mesleki başarı için tek belirleyici midir?
Kesinlikle hayır. IQ önemli bir faktör olsa da, tek başına yeterli değildir. Mesleki başarı için vicdanlılık, stres toleransı, yaratıcılık, sosyal beceriler ve motivasyon gibi kişilik özellikleri de hayati öneme sahiptir. Yüksek IQ, bir işi hızla öğrenmenize yardımcı olabilir, ancak işte kalıcılığınızı ve performansınızı diğer özellikleriniz de belirler.