Bir düşünün, Amerika’nın en büyük televizyon kanallarından birinde yirmi dört yıl boyunca akşam haberlerini sunmuş, Başkan Kennedy’nin ölümünü dünyaya duyuran ilk kişi olmuş, Vietnam’dan Afganistan’a, Beyaz Saray skandallarından Saddam Hüseyin röportajına kadar nice önemli olaya imza atmış bir gazeteci… Kimden mi bahsediyoruz? Elbette, ikonik haberci Dan Rather’dan. Peki, bu denli kariyerli bir gazetecinin hayatında öyle tuhaf bir olay yaşanıyor ki, yıllarca popüler kültürde yankılanıyor, şarkılara, dizilere konu oluyor ve en nihayetinde akıllara MKUltra projesi gibi karanlık zihin kontrol deneylerini getiriyor. Frekansın ne, Kenneth?
Ünlü haber sunucusu Dan Rather, 1986’da ‘Kenneth, frekansın ne?’ diye soran kişilerce tacize ve saldırıya uğramıştır.
Takvimler 4 Ekim 1986’yı gösterirken, Dan Rather iş çıkışı dairesine doğru yürüyordu. Birden iki kişi tarafından tacize, hatta Dan Rather saldırısı olarak bilinen olaya maruz kaldı. Adamlardan biri sırtına vurarak ısrarla aynı soruyu tekrarlıyordu: “Frekansın ne, Kenneth? Frekansın ne, söyle Kenneth!” Neyse ki Rather, koşarak apartmanına ulaştı ve kapıcı yardımıyla kurtuldu. Bu olay, hemen duyuldu ve o dönemin en trend laflarından biri haline geldi. Hatta R.E.M. gibi efsanevi bir rock grubu, “What’s the Frequency, Kenneth?” şarkısını tamamen bu olayın üzerine yaptı! Olayın etkisi o kadar derin ki, Black Mirror gibi son dönemin beğenilen dizileri bile bu garip olaya gönderme yapmaktan geri durmadı. Hatta Black Mirror’daki saplantılı bir arayış gibi, “Where’s Jessica Hyde?” lafı da tıpkı “Frekansın ne, Kenneth?” gibi zihinlere kazındı.
Bu arada, olaydan yaklaşık bir ay sonra Dan Rather’ın haber sunumlarını bitirirken anlamsızca “Courage” (Cesaret) kelimesini kullandığını biliyor muydunuz? Bu durum, bazı otoritelerce bir tetikleyici kelime olarak yorumlandı. Yani, sanki bir deneyin kurbanına verilen ve bilinçaltına işlenen bir anahtar kelime gibiydi.
Saldırgan William Whitaker, kendisinin paralel bir dünyadan gelen bir zaman yolcusu olduğunu ve Rather’ı kendi boyutundaki Başkan Yardımcısı Kenet Ross Wilson sandığını iddia etmiştir.
Yıllar sonra, 1997’de bir gazetede yayınlanan bir fotoğrafla her şey değişti. Fotoğraftaki kişi, 1994 yılında bir NBC televizyon teknisyenini silahla öldürmekten hüküm giymiş William Whitaker’dı. Bu haberi gören bir psikiyatrist, Whitaker’ın tipinin ve işlediği cinayetin Dan Rather olayına çok benzediğini söyledi. Daha sonra fotoğrafı gören Dan Rather da Whitaker’ın kendisine saldıran kişi olduğunu doğruladı.
Peki bu William Whitaker kimdi ve neden böyle tuhaf şeyler yapıyordu? Kendi ifadesine göre, Whitaker 2265 yılından, bizim gezegenimizin paralel boyutundaki bir halinden gelmiş bir zaman yolcusuydu. Kendi dünyasında hala cezasını çeken bir suçluydu ve affedilmek karşılığında zaman yolculuğu araştırmalarına pilot olarak katılmayı kabul etmişti. Zaman gezintisine çıkmadan önce kendi dünyasının Başkan Yardımcısı Kenet Ross Wilson onu ziyaret etmiş, kafasına bir implant yerleştirildiğini ve eğer geri dönmezse mesajlarla uyanacağını söylemişti.
Whitaker, New York sokaklarında gezerken Dan Rather’ı gördü ve onu kendi dünyasındaki Kenet Ross Wilson’ın ikizi sandı. Bu büyük hatanın farkına varınca olay yerinden kaçtı. Yıllar sonra, 1994’te bir frekans tespit etmesine yardımcı olacağını düşündüğü o NBC teknisyenini öldürdü. Amacı, kendi paralel dünyasından gelen rahatsız edici sinyalleri bulup engellemekti. Görevli teknisyen yardım etmeyince silahını çekip onu vurdu.
Bu olay, R.E.M.’in ‘What’s the Frequency, Kenneth?’ şarkısı ve Black Mirror gibi popüler kültüre ilham vermiştir.
Birçok olayın popüler kültüre ilham verdiğini biliyoruz ama Dan Rather saldırısı o kadar sıra dışıydı ki, etkileri uzun yıllar sürdü. R.E.M.’in Grammy ödüllü “What’s the Frequency, Kenneth?” şarkısı, olayın akıllara kazınmasında büyük rol oynadı. Grubun “Losing My Religion”, “Everybody Hurts” gibi diğer hitleri kadar meşhur oldu.
Modern dönemde ise, özellikle gizemli ve gerilimli yapımlarda bu olaya göndermeler görmek mümkün. Black Mirror’da karakterlerin obsesif bir şekilde “Where’s Jessica Hyde?” sorusunu tekrarlaması, Dan Rather olayının yarattığı o garip, anlaşılmaz sorgulama hissini mükemmel bir şekilde yansıtıyordu. Ayrıca, bazılarına göre William Whitaker’ın hikayesini çağrıştıran 2009 yapımı The Killing Room filmi ve başrolünü Dustin Hoffman’ın oynadığı 1976 yapımı Marathon Man filmindeki “Is it safe?” (Güvenli mi?) lafı da bu tür zihin kontrolü ve tetikleyici kelime temalarına atıfta bulunuyor.
William Whitaker’ın iddiaları ve davranışları, CIA’in insanlar üzerinde yürüttüğü etik dışı zihin kontrol projesi MKUltra’nın potansiyel bir kurbanı olduğu teorisiyle ilişkilendirilmektedir.
William Whitaker’ın anlattıkları ilk bakışta fantastik bir bilim kurgu senaryosu gibi gelse de, bazı otoriteler ve psikiyatristler onun akıl sağlığının yerinde olduğunu belirtiyor. Hatta cinayet sonrası yapılan testlerde akıl sağlığı yerinde raporu verilmiş ve bir akıl hastanesinde değil, hapishanede kalmıştı. Peki bu nasıl açıklanabilir? İşte burada karşımıza komplo teorileri ve korkunç gerçekler çıkıyor: MKUltra projesi.
Whitaker’ın sürekli kontrol altında olduğunu, sinyaller aldığını, yapmadığı şeyleri yapmış gibi gösterildiğini ve zihinsel kontrol altında olduğunu anlatması, pek çok kişiye bu gizli programları düşündürdü. Bu tür zihin kontrolü iddiaları, bazen “gangstalking” denilen, kişinin çevresi tarafından sistematik olarak manipüle edildiği ve deliliğe itildiği durumlarla da ilişkilendiriliyor. FETÖ yapılanmasının ülkemizde birçok masum hedefe uyguladığı ve hatta intiharla sonuçlanan benzer yöntemler, bu tür gizli manipülasyonların ne denli gerçek ve yıkıcı olabileceğini gösteriyor.
MKUltra projesi, bireyleri manipüle etmek, sorgulamalara hazırlamak ve hafıza kaybı yaratmak için uyuşturucu ve psikolojik manipülasyonlar kullanan gizli deneyleri içeriyordu.
Şimdi gelelim bu hikayenin en karanlık köşesine: MKUltra projesi. Bu proje, 1950’lerde başlamış ve 1973 yılına kadar devam etmiş, CIA tarafından yürütülen utanç verici bir programdı. Tamamen etik dışı, bilim dışı ve insanlık dışı deneyleri içeriyordu. William Whitaker’ın başka bir dünyadan geldiği iddialarının aksine, birçoklarına göre o, 1970’lerdeki MKUltra deneylerinin bir kurbanı olabilir.
CIA, devletin izniyle bu proje için yılda bütçesinin %6’sını ayırarak 4’ü üniversite olmak üzere 80 enstitüyle çalıştı. Denek olarak zihinsel rahatsızlığı olan insanlar, mahkumlar, ilaç bağımlıları ve hayat kadınları gibi savunmasız gruplar kullanıldı. Amaçları arasında şunlar vardı:
* Halkın gözünden düşmesine neden olacak kadar mantıksız düşünmeyi tetikleyen maddeler geliştirmek.
* Mantık ve algılama süreçlerini yavaşlatan maddeler üretmek.
* Geçici veya kalıcı beyin hasarı ve hafıza kaybı yaratan ilaçlar bulmak.
* Baskı ve işkenceye karşı direnci artırıcı ilaçlar geliştirmek.
* Belirli bir fiziksel aktiviteyi tamamen engelleyecek ilaçlar tasarlamak.
Deneylerde, özellikle sorgulamaları kolaylaştırmak için geliştirilmeye çalışılan “dürüstlük hapları” sırasında LSD gibi sayısız halüsinojen madde ve diğer kimyasallar kullanıldı. Deneylerde görev alan bir memurun şu sözleri, projenin acımasızlığını özetliyor: “Deneylerde bize karşı koyamayacak herkesi kullandık.” Hatta bu deneylerin bir kurbanı olarak, John F. Kennedy’yi öldüren katil Sirhan Sirhan’ın bile adı geçiyor.
Peki, William Whitaker gerçekten de paralel bir evrenden mi geldi, yoksa MKUltra projesi gibi korkunç bir zihin kontrol deneyinin kurbanı mıydı? Bu soru hala cevapsız. Yorumu ve araştırmayı sizlere bırakıyoruz. Hayat bazen filmlerden daha komplo teorileri dolu olabilir, değil mi?
Sıkça Sorulan Sorular
Dan Rather’a neden saldırıldı ve “Frekansın ne, Kenneth?” ne anlama geliyor?
Dan Rather, 1986 yılında William Whitaker adında bir kişi tarafından saldırıya uğradı. Whitaker, kendisinin paralel bir boyuttan geldiğini ve Rather’ı kendi dünyasındaki Başkan Yardımcısı Kenet Ross Wilson sandığını iddia etti. “Frekansın ne, Kenneth?” ifadesi, saldırganın ısrarla sorduğu, zihin kontrolü veya tetikleyici bir mesajla bağlantılı olduğu düşünülen anlamsız bir soruydu.
William Whitaker kimdir ve iddiaları nelerdir?
William Whitaker, Dan Rather’a saldıran ve daha sonra bir televizyon teknisyenini öldürmekten hüküm giyen kişidir. Kendi anlatımına göre, 2265 yılından, paralel bir dünyadan gelen bir zaman yolcusudur. Yanlışlıkla Dan Rather’ı saldırdığını ve teknisyeni, kendi boyutundan gelen rahatsız edici sinyalleri engellemek için gerekli frekansı bulmak amacıyla öldürdüğünü iddia etmiştir.
MKUltra projesi tam olarak neydi ve Dan Rather olayıyla bağlantısı ne olabilir?
MKUltra projesi, 1950’lerden 1973’e kadar CIA tarafından yürütülen, bireyleri manipüle etmek, sorgulamalara hazırlamak ve hafıza kaybı yaratmak için uyuşturucu ve psikolojik manipülasyonlar kullanan etik dışı bir zihin kontrol programıydı. Dan Rather olayıyla doğrudan bir kanıt olmamakla birlikte, William Whitaker’ın tuhaf iddiaları, zihinsel kontrol altında olduğuna dair anlatımları ve bazı otoritelerin onun akıl sağlığına dair yorumları, Whitaker’ın MKUltra projesinin potansiyel bir kurbanı olabileceği teorisini ortaya atmıştır.