Hayatta tam olarak ne istediğini elde etmek konusunda kafa karışıklığı yaşıyor musun? Belki de ne istediğini biliyorsun ama ona ulaşmakta zorlanıyorsun. Genellikle düşündüğümüzün aksine, mesele “almak” değil, “istemeyi” bilmekte yatıyor. Aslında hayatın en önemli sanatlarından biri tam da bu: istemeyi öğrenme sanatı.
Peki, istemek ne anlama geliyor? İstediğini dile getirmek, tam olarak neye ihtiyaç duyduğunu bilmek ve bunu açıkça ifade etmek… Bu basit gibi görünen formülün ardında, inanılmaz bir güç var. İyi bir “yapan” olmanın ötesinde, iyi bir “isteyen” olabilmek, hedeflerine ulaşma yolunda sana bambaşka kapılar açabilir.
İstemek: Her Şeyin Başlangıcı
Şöyle düşünün: İstek, bir şeylerin başlaması için itici bir güç. O düğmeye bastığınız an, zihinsel ve duygusal bir süreç devreye girer. Nasıl çalıştığını tam olarak bilmemize gerek yok, tıpkı bir makineyi çalıştırdığımızda içindeki mekanizmayı bilmek zorunda olmadığımız gibi. Tek bildiğimiz, işe yaradığı. Bazıları hep kökleri inceler durur, diğerleri ise meyveleri toplar. Sen hangi tarafta olmak istersin? İstemek, almanın başlangıcıdır. Yani o süreci başlatmak için ilk adımı atmalısın.
Alma Değil, İstememe Sorunu
Çoğu zaman “alamıyorum” diye yakınırız. Oysa mesele genelde alma konusunda değildir. Almak, sanki otomatik işleyen bir süreç gibidir. Asıl sorunumuz ne istediğimizi net bir şekilde bilmemek veya istemeyi başaramamaktır. Geçen yıl çok sıkı çalıştığını, didindiğini söyleyen birçok insan tanırız, ama hedeflerini yazdığı tek bir kağıt parçası bile yoktur ortada. Harika bir çalışan, ama kötü bir isteyen! İşte tam da bu noktada, başarıya giden yol tıkanır.
Okyanusa Çay Kaşığıyla Gitmeyin!
Başarı ve fırsatlar sanıldığı gibi kısıtlı değildir; adeta bir okyanus gibidirler, sınırsızdırlar. Sanki bir pencereye gidip de “hepsi bitmiş” cevabını alacağın bir şey değildir. Bu kadar bol imkan varken sorun ne peki? Bazı insanlar okyanusa giderken yanlarına bir çay kaşığı alırlar. Gözünün önünde o uçsuz bucaksız deniz varken, sen o çay kaşığını en azından bir kovayla değiştirsen nasıl olurdu? Büyük düşünmek, büyük istemek, kapasiteni büyütmek sana bambaşka kapılar açacaktır. Çocuklar bile sana gülmezdi, değil mi?
Akıllıca İstemek: Netlik Güçtür
İstemek dedik ama nasıl istemek? İki önemli yolu var. Birincisi, akıllıca istemek. Yani mırıldanmak yerine, net olmalısın. Belirgin olmalısın. Akıllıca istemek demek, ne istediğini tüm detaylarıyla tanımlamak demektir: “Ne kadar geniş, ne kadar yüksek, ne kadar erken, ne zaman, hangi boyut, hangi renk, ne miktarda?” İsteklerini ne kadar iyi tanımlar ve detaylandırırsan, hedeflerin de o kadar güçlü bir mıknatıs gibi seni o yöne çekecektir.
İnançla İstemek: Çocuğun Saf Gücü
İkincisi ve belki de en önemlisi, inançla istemek. Bu, işin biraz daha çocuksu kısmı. Bir çocuk gibi, şüphe duymadan istediğine sahip olacağına inanmak. Yetişkinler genellikle fazla şüphecidir. Oysa formül şudur: Planlarını bir yetişkin gibi yap, ama onlara bir çocuk gibi inan. İşte o zaman inanılmaz şeyler olmaya başlar. Sadece bir deneme yap, mesela 90 gün boyunca. Her zaman eski yöntemlerine geri dönebilirsin ama bu 90 günlük deneme, istemeyi öğrenme yolculuğunda sana çok şey katabilir. Dünya, sadece yapanları değil, doğru isteyenleri de takdir eder.
—
Sıkça Sorulan Sorular
Ne istediğimi elde etmek için ilk adımı nasıl atmalıyım?
İlk adım, tam olarak ne istediğinizi netleştirmektir. Belirsiz istekler yerine, spesifik, ölçülebilir ve tanımlanmış hedefler belirleyin. Bu, isteme sürecinin başlangıcıdır ve zihinsel bir süreci tetikler.
Neden bazen istediğim şeylere ulaşmakta zorlanıyorum?
Genellikle sorun “alamamak” değil, “istemeyi başaramamaktır”. Ya ne istediğimizi bilmiyoruz ya da bunu yeterince akıllıca ve inançla dile getiremiyoruz. Hedeflerimizi belirgin bir şekilde tanımlamak ve onlara inanmak bu engelleri aşmamıza yardımcı olur.
İsteklerimi daha etkili hale getirmek için ne yapmalıyım?
İsteklerinizi akıllıca ve inançla yapmalısınız. Akıllıca istemek, detaylı, spesifik ve ölçülebilir hedefler belirlemektir. İnançla istemek ise, tıpkı bir çocuk gibi, şüphe duymadan bu hedeflere ulaşacağınıza inanmaktır. Yetişkin planlamasını çocuksu inançla birleştirmek anahtardır.