Sfenks Gizemleri: Altındaki Saklı Sırlar ve Uzaylı Bağlantıları

Sfenks Gizemleri: Altındaki Saklı Sırlar ve Uzaylı Bağlantıları

User avatar placeholder

Şubat 9, 2026

Çocukluğumuzdan beri fotoğraflarını görüp hayranlık duyduğumuz, Mısır’ın kumlarında yükselen o devasa heykel… Hepimizin aklında bir yer eden, kadim bir bilginin ya da unutulmuş bir gücün sembolü gibi duran Sfenks. Peki ya bu anıtın, bize anlatılanlardan çok daha fazlasını gizlediğini söylesek? Ya Sfenks gizemleri sadece tarihin tozlu sayfalarında değil, tam da burnumuzun dibinde, kumların altında saklı duruyorsa?

Büyük Sfenks, dünya üzerindeki tek bir taştan oyulmuş en büyük heykel unvanını taşıyor. Kökeni, yapılış amacı, hatta gerçek yaşı hakkında bildiklerimiz, bu heykelin kendisi kadar gizemli. 1817’de kumların altından çıkarıldığında, anıtı tamamen gün yüzüne çıkarmak tam 20 yıl sürmüş. O zamanın uzmanları, Sfenks’i yarım kalmış bir eser zannetmiş. O günden bugüne yapılan restorasyonlar ise, maalesef bazen orijinal haliyle çelişen değişikliklere yol açmış. Mesela, gözleri daha keskin görünsün diye oyulduğunu, hatta başındaki muntazam bir deliğin sonradan kapatıldığını biliyor muydunuz? Neden mi? İşte bu da başka bir sır perdesi.

Sfenks: Tek Bir Taştan Yontulmuş Dev Bir Sır

Sfenks’in bugün gördüğümüz hali, aslında ilk ortaya çıktığındakiyle aynı değil. Yüzünde belirgin erozyon izleri taşıyor, ki bu da onun yaşına dair önemli ipuçları veriyor. Günümüzdeki birçok uzmana göre, Sfenks, Gize’deki Mısır piramitleri sırlarından daha eski, belki de piramitlerden bile daha yaşlı. Yağmur ve tuz seli izleri, bu dev eserin ne kadar uzun bir geçmişe sahip olduğunu fısıldıyor adeta. Ancak asıl şaşırtıcı olan, Sfenks’in altındaki sırlar.

Sfenks’in Altındaki Tüneller ve Saklı Kalıntılar

Sfenks’in altında gizli koridorlar ve yapılar olduğu yıllardır konuşulur. Muhtemelen restorasyon çalışmaları sırasında fark edilen bu tüneller, nedense halktan saklanmış. Peki ne var bu koridorların ucunda? İddialara göre, mezarlar ve hatta dünya dışı varlıklara ait olduğu tahmin edilen kalıntılar! Evet, yanlış duymadınız. Bu keşifler, Mısır Devleti ve hatta CIA’in duruma müdahale etmesine ve tünel girişlerinin “güvenlik gerekçesiyle” kapatılmasına yol açmış.

Jeofizik testler de bu iddiaları destekler nitelikte. Sfenks’in altında tanımlanamayan metallerin varlığı, gelişmiş dedektörlerle ortaya çıkarılmış. Hatta 1987 yılında bir Japon heyeti, Sfenks’in altında dört büyük oyuk keşfetmiş; bunlardan biri tam da pençelerinin arasındaymış ve altında bir lahit olduğu rapor edilmiş. Ancak Mısırlı yetkililer, kazı izni vermemiş. Sizce de çok tuhaf değil mi?

Gize Piramidi’ndeki Esrarengiz Uzaylı Mumyası

Mısır’dan gelen bir diğer sarsıcı iddia ise, 1988 yılında Fransız ejiptolog Louis Caparat’ın Gize piramidi bitişiğindeki gizli bir odacıkta, şeffaf bir kristal muhafaza içinde bir uzaylı mumya Mısır‘da bulduğu yönünde. İddiaya göre, bu hibrid varlık, dünya insanına ait olmayan DNA ile insan DNA’sının bir karışımıymış. Bulunduğu kristal kutunun yanında, Firavun Khufu ile bu varlık arasındaki karşılaşmayı anlatan papirüsler de varmış. Firavun’un danışmanı olduğu belirtilen “Osirüne” isimli bu varlığın, sentetik alaşımlı bir bandaj sistemine ve reptiliyen tipte bir cilde sahip olduğu söyleniyor. Mısırlı otoriteler, bu keşfi dünya kamuoyundan kesinlikle gizli tutma kararı almışlar.

Edgar Cayce’nin Atlantis Kehaneti ve Sfenks

Sfenks ve altındaki sırlar hakkında konuşurken, ünlü medyum Edgar Cayce’den bahsetmemek olmaz. 1935 yılında yaptığı kehanetlerde, kadim Mısır insanlarıyla bağlantıya geçtiğini söyleyen Cayce, Atlantis uygarlığı sakinlerinin günümüzden yaklaşık 12.500 yıl önce bölgeye geldiğini ve önce Büyük Sfenks’i, ardından Gize piramidini inşa ettiklerini belirtmiş. Daha da ilginci, Cayce, 20. yüzyıl bitmeden Sfenks’in pençeleri arasında bir oda bulunacağını ve bu odanın kayıp kıta Atlantis hakkında çok önemli bilgiler barındıracağını söylemiş. Japon heyetinin 1987’deki keşfi, bu Atlantis kehanetini birebir doğrular nitelikte. Belki de dediği gibi, o bilgiler çoktan elde edildi ve tıpkı diğerleri gibi gizlendi.

Gize Platosu’ndaki Gizemli Duvar ve Karantina

Haziran 2002’de, Gize piramitlerinin bulunduğu plato çevresine devasa bir duvar örüldü. 10 santim çelik kalınlığında, 4 ila 7 metre yüksekliğinde ve 8 kilometre kare çevresi olan bu duvar, güvenlik gerekçesiyle inşa edildiği söylense de, birçok soru işaretini beraberinde getiriyor. Turistlerin gezi güzergahları kısıtlandı, çevredeki bazı yerleşimler boşaltıldı, hatta bir Arap mezarlığı bile taşındı. Amerikalı bilim insanı James J. Hurtak gibi uzmanlar, tüm bölgenin adeta karantinaya alındığını, amacın ise koridorların, tünellerin ve mezarların keşfedilmesini engellemek olduğunu iddia ediyor.

Daha da tuhafı, bu devasa duvarın finansmanını Stanford Üniversitesi gibi Amerikan bir üniversitenin karşılaması. Akla hemen şu soru geliyor: Ne alaka? Bu durum, resmi açıklamaların ötesinde, gizli arkeolojik keşifleri örtbas etme amacını güçlendiriyor gibi duruyor.

2010 yılında Mısırlı bir arkeolog olan Doçent Bay Şahin, bir konferansta “Kabul ediniz ki piramitler bu dünyada olmayan bir teknoloji barındırıyorlar” diyerek şaşırtıcı bir açıklama yapmıştı. Hatta “Bildiğim şey Gize piramidinin içinde bu Dünya’ya ait olmayan bir şey var” sözleriyle, piramitlerin altındaki sırların boyutunu bir kez daha gözler önüne sermişti. Tüm bu iddialar ve olaylar, Sfenks ve piramitlerin, bizlere anlatılandan çok daha fazlasını fısıldadığını gösteriyor. Gerçekler, kumların altında, belki de bir gün tamamen aydınlanmayı bekliyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Sfenks’in yaşı hakkında farklı görüşler nelerdir?

Günümüzde birçok uzmana göre, Büyük Sfenks’in piramitlerden çok daha eski olduğu düşünülmektedir. Yüzeyindeki belirgin erozyon izleri, yağmur ve tuz seli etkilerine işaret ederek, yapının 12.500 yıl öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahip olabileceği tezini desteklemektedir. Bu, geleneksel Mısırbilimden farklı bir görüş sunar.

Sfenks’in altında gizli odalar veya tüneller olduğu iddiaları neye dayanıyor?

Bu iddialar, Sfenks’in restorasyon çalışmaları sırasında fark edildiği öne sürülen gizli koridorlar ve yapılar üzerine kuruludur. Ayrıca, Sfenks’in başında kapatılmış bir delik ve altında tünellere açılan başka oyukların varlığı, jeofizik testlerle tespit edilen tanımlanamayan metaller ve 1987’de Japon heyetinin pençelerin altında bir lahit olduğunu rapor etmesi bu iddiaları güçlendirmektedir.

Gize platosu etrafına örülen devasa duvarın gerçek amacı ne olabilir?

Resmi açıklamalar, 2002 yılında örülen 8 kilometrelik bu devasa duvarın amacının güvenlik olduğunu belirtir. Ancak bazı uzmanlar ve iddialar, duvarın gerçek amacının, Gize platosunda yapılan gizli arkeolojik keşifleri (tüneller, koridorlar, mezar odaları ve potansiyel dünya dışı buluntular gibi) halktan gizlemek ve bölgeyi “karantinaya almak” olabileceğini öne sürmektedir. Stanford Üniversitesi’nin bu duvarın finansmanını sağlaması da soru işaretlerini artırmaktadır.

Image placeholder

Yorum yapın